Mümkün olan her şey yasal olmayabilir! İnternette telif hakları ve kişisel haklar

„Web 2.0“ herkesin dilindedir. İnternetin geleceğinin, iletişim ağına içerikleri giderek kendileri yükleyen kullanıcılara ait olduğu söyleniliyor. Kullanıcılar bu amaçla tüm internette serbestçe ve özel teknik bilgilere sahip olmadan da kullanılabilen internet (Web 2.0) hizmetlerinden yararlanıyorlar. YouToube veya Sevenload’dan videolar, Flickr’dan fotoğraflar indirilebiliyor. MySpace veya ögrenciVZ (SchülerVZ) „social networking“ denilen, kullanıcıların kendilerini, kendi oluşturdukları websayfaları üzerinden tanıtarak gerçekleştirdiği sosyal ağ kurma etkinliğini mümkün kılar. Blog denilen sitelerde („Weblogs“) ve forumlarda kişisel yaşantılar kamuya açık olarak yazılabilir ve başkalarıyla fikir alışverişinde bulunulabilir.

Ama mümkün olan her şey yasal olmayabilir. Kanuni temeller konusunda bilgi sahibi olmayan veya bilgi edinmeyen bir kişi sık sık tehlikeli olabilen (ve kendisini maddi sorumluluk altına sokabilecek) risklere maruz kalabilir. İnternet teknolojilerinin kolay kullanılabilmesi bu bağlamda tehlikeli olabilir. İnternette içerikler sunan herkes, bunların genelde dünya çapında görülüp kullanılabileceğinin bilincinde olmalıdır. Kanuna aykırı davranışları tespit ve takip etmek bu nedenle kolaydır.

İnternette ve Web 2.0’da etkin olmak isteyenlerin bu yüzden dikkatli olmaları ve belirli ölçüde kanunları tanımaları gerekmektedir. Özellikle yabancı içerikler, kişisel bilgiler ve üçüncü şahıslara ait resimler internete konulmak istendiğinde bu sözkonusudur. Çünkü kanunlar internet için de geçerlidir.

Web 2.0’daki dosyalarım – MySpace, YouTube ve benzerilerdeki metinler, resimler, videolar. – Nelere izin verilir, nelere verilmez?

1. İlke: Kendi yaptığınız şeylere izin verilir!

Kendilerine ait içerikler oluşturup internete koymakla yetinenler genellikle kanunen güvenli taraftadırlar. Kendinize ait içerikler derken örneğin MySpace’de tatil fotoğrafları, siteler için kendiniz yazdığınız metinler veya YouToube’da parti videoları kastedilmektedir.

Bunun gibi yaratıcı eserlerinizin telif hakları size aittir. Bu nedenle siz, bir başkası size sormadan bu eserleri yayınlarsa, kopyalarsa ve hatta ticari anlamda kullanırsa kendinizi savunabilirsiniz.

2. Yine de: Bir eser sahibi de başkalarının hakkına saygı göstermek zorundadır!

Kendi yaptığınız içeriklerle de başka kişilerin hakkına tecavüz etmiş olabilirsiniz. Çünkü tüm insanlar „kendi resminde hak sahibidir“, yani ancak kendileri razı olursa resimleri yayınlanabilir. Kendi çektiğiniz video, içinde görülen insanların rızası olmadan internete konulamaz! Özel veya mahrem alanlarda çekilmiş görüntüler için bu özellikle geçerlidir, hele bu görüntüler gizlice çekildiyse.

3. Bir mağdur olarak ne yapılabilir?

Bir başkası size sormadan resimlerinizi internette yayınlarsa kendinizi (hukuksal anlamda) savunabilirsiniz.

  • Haklarınıza tecavüz eden kişiye yazınız (örneğin e-posta yoluyla) ve resmi veya resimleri derhal internetten kaldırmasını isteyiniz. Bunu yapması için kendisine bir süre tanıyınız.
  • Web sayfasının işletmecisine basvurunuz. Çoğu portaller, kanunlara aykırı içeriklerin internete konulduğu durumlar için bilgiler ve sorunu çözmeye yönelik önlemler sunmaktadırlar.
  • Her iki olasılıktan netice alamazsanız sesinizi duyurmak için bir avukata başvurunuz.

4. Yabancı içeriklere dikkat!

Müzik parçaları, filmler, metinler, televizyon yayınları, bilgisayar programları, grafikler ve birçok diğer eserlerde / içeriklerde telif hakları mevcuttur.

Özel çerçevede bunların kullanımına, telif hakları sahiplerinin rızası olmadan da izin verilmektedir. Örneğin televizyon yayınlarını kaydedebilirsiniz, arkadaşlarınızla beraber bir DVD izleyebilirsiniz veya CD’lerinizin bir güvenlik kopyasını yapabilirsiniz. Özel kopyalar yapanlar onları sadece özel alanda, yani en yakın dost ve aile çevrelerinde kullanabilirler.

Bir CD’den veya internetten alınmış müzik dosyalarını eDonkey gibi bir değiş tokuş borsasında indirilmeye hazır halde sunmak ne denli yasaksa, YouToube’a kaydedilmiş televizyon programlarını yüklemek de o denli yasaktır. Çünkü bunlar izin verilen özel kullanım alanına girmiyor, ancak gerekli haklara sahip olan bir kişinin yapabileceği „kamuya açık hale getirme“ vakası oluyor.

Yabancı eserleri internete koymak isteyenler telif hakkına sahip olan kişiye sormak zorundadır! İzin istemeyenler uyarı yazısı alabilir, haklarında dava açılması ve hatta cezai kovuşturmaya maruz kalma riskine girerler!

5. „Açık içerikleri“ kullanmak

İnternette, eser sahipleri tarafından kullanılmalarına tekrar tekrar izin almayı gerektirmeden müsade edilmiş olan birçok içerik bulunmaktadır. Böyle içeriklere – ki bunların arasında müzik, metinler, fotoğraflar ve hatta bütün filmler vardır- „Open Contents“ (veya „açık içerikler“) denilmektedir. Onlar açık lisans altındadır, yani eser sahipleri onların kamuya açık kullanımına müsade etmiştir.

6. Değiş tokuş borsalarında dosya paylaşımı yaparken dikkat!

Güncel kanunlara göre müzik, metinler veya filmler indirmek kısmen meşru iken „paylaşmak“, yani eDonkey, BitTorrent veya Limewire gibi değiş tokuş borsalarında bu gibi dosyaları yükleme için hazır halde bulundurmak, eğer gerekli haklara sahip değilseniz istisnasız olarak kanuna aykırıdır.

Eğlence endüstrisi ve diğer hak sahipleri özellikle değiş tokuş borsalarını sistemli bir biçimde yasadışı olarak yerleştirilmiş içerikleri tespit etme amacıyla taranmaktadır. Sayısızca uyarı yazıları gönderiliyor, ihbar ediliyorlar ve davalar açılıyor. Kullanıcılar için maddi külfeti çoğu kez ağır oluyor. Bir tek uyarı yazısı için – duruma göre – birkaç bin Avro istenebiliyor. Buna karşı koymak her zaman mümkün olmuyor.

7. Anne babalar çocuklarından mesuldür!

Telif hakları ihlallerinde, çoğu kez ilgili kişi değil de sadece internet bağlantısının sahibi tespit edilebildiği için gençlerin veya çocukların anne babası uyarı yazısı almaktadır, çünkü evdeki telefon veya DSL-bağlantısı için başvuruyu onlar yapmıştır. „Aile bilgisayarı“ veya çocukların bir bilgiysayarı da bu bağlantı üzerinden internete girmiştir.

Bugüne dek henüz kesin bir mahkemeler içtihadı yoktur ama, mahkemelerin daha reşit olmayan çocukların internet kullanımından anne babalarını sorumlu tutacağına kesin gözüyle bakılmalıdır.

8. Uyarı mektuplarına tepki veriniz ve yardım arayınız!

Dava açılmadan önce hak sahibi size – usule uygun olarak bir avukat aracılığıyla – bir mektup göndertir. Burada alıcıdan “ihmal ve yükümlülük beyanati“ denilen bir açıklama yapması, ayrıca avukat masraflarını üstlenmesi ve tazminat ödemesi istenmektedir. Bu yazıya cevap verilmezse çoğu kez dava açılır veya (mahkemeye) bir ihtiyati tedbir başvurusunda bulunulur.

Uyarı yazısı aldığınızda mutlaka bir avukata başvurunuz veya tüketici haklarını koruma merkezine müracat ediniz. Ancak bir uzman, uyarı mektubunun ve içinde istenilen harçların ve açıklamaların haklı olup olmadığına karar verebilir. Çoğu zaman en azından hak sahipleriyle, mağdurlar için ilk başta talep edilenlerden daha uygun olan bir uzlaşmaya yol açabilir. Avukatı devreye sokmadan ücreti konusunda pazarlık yapılabilir ve yapılmalıdır veya araştırılmalıdır.

klicksafe und iRights.info tarafından hazırlanmış olan, „Mümkün olan her şey yasal olmayabilir! İnternette telif hakları ve kişisel haklar“ konulu kapsamlı broşürü buradan indirebilirsiniz.